Geri
Feridun Eser Feridun Eser Aksul Amel

ORUÇ İBADETİ

Oruç, İslam’ın beş şartından biridir; İslam’ın gereklerinden ve Allah’ın emirlerindendir. Nefsle ve bedenin istekleriyle mücadele etmek, dünyevi olanla araya mesafe koymak, kendini tutmaktır. Oruç, otokontrolü ve sabrı öğretir, günahlardan korur, Allah'a yakınlaştırır, Allah'ın rızasını kazandırır, cenneti kazandırır. Orucun aynı zamanda psikolojik, toplumsal ve fizyolojik ((tıbbi) boyutları ve etkileri de vardır.

Oruç, İslam’ın beş şartından biridir; İslam’ın gereklerinden ve Allah’ın emirlerindendir. Allah’ın bize ve bizden önceki ümmetlere de farz kıldığı bir ibadettir.

Nedir oruç? İmsak vaktinden güneş batıncaya kadar yemeden, içmeden ve cinsel ilişkiden uzak durmaktır. Oruç nefsle, nefsin ve bedenin istekleriyle mücadele etmektir; dünyevi olanla araya mesafe koymaktır; kendini tutmaktır. Oruç, bedeni bir ibadettir; yani bedenle yapılır. Oruç, imsak vakti Allah'a bir söz vermek ve o sözü tutmaktır.

Şu hususu baştan, peşinen belirtelim. İslam’da tüm ibadetler, sadece Allah rızası için ve Allah istediği için yapılır; başkaca bir amaç güdülmez; başkaca amaç gütmek, şirktir. Tüm ibadetlerin esas amacı, kulluk görevini yerine getirmektir; yaratıcının, yap dediğini yapmak, yapma dediğini yapmamaktır; yaratanın iradesine, isteğine, emrine uymaktır. Kişi, bununla sınanır. İbadetler, insana sevap kazandırır, Allah’ın rızasını kazandırır, cenneti kazandırır. İbadetler, manen, insanı Allah’a yakınlaştırır. Ne güzeldir Allah için oruç tutmak; Allah’ın rızasını gözeterek oruç tutmak!

Gösterişin olmadığı, belki de olamayacağı bir ibadettir oruç. Çünkü kişi, gösteriş için sabahtan akşama kadar aç ve susuz duramaz; bulduğu ilk fırsatta yer, içer, durumunu bozar.

Oruç, Allah için tutulur; Allah’ı şahit tutarak ve onun rızasını elde etmek için tutulur. Nitekim Allah, her an, her yerde bizleri görmekte, duymakta; bize şahitlik etmektedir; tuttuğumuz orucun da şahididir. 12 ayın yalnızca biri, Ramazan, farz olan oruç içindir. Bize on iki ay veren Allah için onun isteği doğrultusunda bir ay oruç tutmak çok değildir; aksine çok değerlidir; kalan onbir ayda serbestlik vardır. Zamanın hızla akıp geçtiğini söyleriz; o bir ay da hızla akıp geçecektir.

Kimler oruç tutmayabilir? Şu kişilere oruç zorunlu değildir: Ciddi hastalığı olanlar, seferi (yolcu) olanlar, gebeler, aşırı derecede ihtiyar olanlar. Oruç tutamayan kişilerin fidye vermeleri, tutamadıkları oruçları sonradan tutmaları (kaza etmeleri) gerekir. Oruç, sonradan kaza edilebilen bir ibadettir; keyfilik olmamak şartı ile.

Vakti gelmeden (iftardan önce) yemek, içmek, cinsel ilişkide bulunmak/ cinsi haz almak orucu bozar. Bilerek, isteyerek, hafife alarak oruç bozmak, günahtır, verdiği sözü çiğnemektir; hata ile unutarak yemek içmek orucu bozmaz.

Oruç sadece mide ile tutulmaz; dil, göz, el, ayak, duygu, düşünce… hepsi oruca katılmalıdır; katılmalıdır ki oruç, tam manasıyla tutulmuş olsun; Allah’ın muradı/ isteği budur; bunu unuttuk! Allah, bizden sabahtan akşama kadar sadece aç ve susuz durmamızı istemiyor; aynı zamanda elimize, dilimize, duygu ve düşüncelerimize de hakim olmamızı istiyor. "Oruçluyum" deyip, kırıp döken, sinirlenen, "bana ilişmeyin" diyen gergin insanlar vardır, bu tavır, oruçluya yakışmaz. Oruç tutan otokontrol yapmalı; "oruçluyum, sakinim, huzurluyum" demelidir. İslam, budur! İslam esenliktir, barıştır, huzurdur; oruç/ İslam, hem kişiye hem çevresine hem topluma huzur ve esenlik getirir.

İbadetlerin aynı zamanda sosyal, psikolojik ve fizyolojik (tıbbi) boyutları ve etkileri/ faydaları vardır. Bu kapsamda orucun da psikolojik, toplumsal ve fizyolojik (tıbbi) faydaları bulunmaktadır. Oruç fakirin, açın halini, ne hissettiğini anlamaya yardımcı olur; oruç tutan kişi, aç ve fakirle empati yapmış, aynı durumu yaşamış olur. Buna bağlı olarak oruç tutan kişide ihtiyaç sahiplerine yardımcı olma duygusu/ hissi gelişir. İhtiyaç sahiplerine yardımcı olmak, İslam’ın ısrarla tavsiye ettiği bir husustur. Oruç, insana sabrı öğretir, kendini tutabilmeyi, nefsi dizginlemeyi öğretir; kişiyi olgunlaştırır, huyunu güzelleştirir. Oruç, kötü alışkanlıklardan kurtulmak, uzaklaşmak ve iyi alışkanlıklar edinmek için önemli bir fırsattır. Nefsi terbiye etmenin, nefsi kontrol altına almanın en güzel yolu, oruçtur. Oruç, nefse hakim olmaktır. Oruç, ilahi bir eğitim tekniğidir; insanı manen olgunlaştırır. Layıkıyla tutulan oruç, taşkınlıkları ve ahlaksızlıkları önler; kişiyi, haramdan, günahlardan korur. Orucumuzun böyle olması için özen ve gayret göstermiz gerekir.

Oruç, aynı zamanda beden sağlığı (tıp) açısından da faydalıdır. Bir yıl boyunca sürekli çalışan mide, bağırsak vb sindirim organları oruç sayesinde bir ay boyunca yavaşlar, temposunu düşürür ve dinlenmeye geçer. Oruç, vücutta biriken fazla yağların (kolesterol, trigliserid) erimesine yardımcı olur, böylelikle şişmanlığın önüne geçilir.

Bütün bu yönleri ile oruç, şahsi bir tecrübedir; severek, bilerek, isteyerek yapılacak bir ibadettir.

Oruç tutmayanların veya tutamayanların, oruca ve oruçluya saygı duyması, hürmet etmesi gerekir. Allah için gün boyu aç ve susuz kalan biri, saygı ve hürmeti hak eder. Oruçlunun önünde, yanında, karşısında bir şey yemek, içmek saygısızlıktır; doğru bir davranış değildir. Oruçlunun yanında/ karşısında yiyip içmek, hem oruçluya hem Allah’a saygısızlıktır; böyle bir davranış, Allah’ın emrine açıktan karşı gelmek, Allah’ın emrini açıktan çiğnemektir; bu, asla doğru bir davranış değildir.

Orucun bazı insanları zorladığı, yorduğu doğrudur ancak oruç, asla çile ve külfet değildir; kazandıracakları karşısında!..

Orucun bitimi gün sonu, doygunluk; ay sonu, bayramdır. Orucun sonunda, bayram vardır. Bayramları bayram gibi kutlayacağımız günlere kavuşabilmemiz dileğiyle, orucunuz makbul olsun.

#oruc #oruc-ibadeti

YAZARIN SON YAZILARI

İŞGAL VE BAĞIMSIZLIK

İŞGAL VE BAĞIMSIZLIK

İşgal bir yerin, bir bölgenin/ toprağın yabancılar tarafından, kuvvete dayanarak ele geçirilmesi ve kullanılmasıdır. Bağımsızlık, bir devletin herhangi bir dış/ yabancı gücün etkisi ve kontrolü altında kalmadan icraat yapabilmesidir.İslam coğrafyasının büyük kısmı, 19 ve 20. Yy.da Batılı büyük devletler tarafından işgale uğramış ve işgalci Batılı devletler, İslam coğrafyasını sömürmeye başlamışlardı. Anadolu da işgale uğrayan yerlerden biri idi. Milletin bir kısmı sinmiş bir kısmı ise işgallere/ işgalcilere karşı koymak, bağımsızlık için, milli mücadele için örgütlenmeye başlamışlardı.
CORONA SALGINI

CORONA SALGINI

Bu, dünyanın gördüğü ilk salgın değil ve son salgın da olmayacak! Dünya üzerinde bizden önce görüldüğü gibi bizden sonra da çeşitli salgınlar görülecektir.Dünyada meydana gelen hiçbir olay ilanihaye yani sonsuz değildir; dünyanın kendisi gibi, üzerinde olan her şey geçicidir; bu da geçecektir; öncekilerin geçtiği gibi. Evde kal Türkiye. Evde kal Geyve! Kendine, çevrene, yakınlarına iyilik etmiş olursun.
TARİH ve TARİH ŞUURU

TARİH ve TARİH ŞUURU

Nedir Tarih? Sadece bir bilim veya sadece okullarda okutulan bir ders midir? Hayır, değil!.. Tarih, şuurdur; tarih, kimliktir. Kişi için hafıza ne kadar önemli ise millet için tarih o kadar önemlidir. Tarih, kim olduğumuzu, dostlarımızı ve düşmanlarımızı öğretir.Milleti yücelten ve yükselten değerlerimizi, tarihi kişilikleri/ büyüklerimizi tanımalı, tanıtmalı, sahip çıkmalıyız.
RUH BAKIMI

RUH BAKIMI

İnsan, sadece bedenden, et, kemik ve kandan ibaret değildir. Bu, insanın sadece hayvani/ maddi yönüdür. Oysa insanın bir de ruhsal, psikolojik yönü vardır; insanı insan yapan da esasen bu tarafıdır. Gelişim, sadece maddi alanda olmaz. Maddi, teknolojik alanda ilerilik, gelişmişlik manevi, ahlaki alanda geri kalmaya vesile olmamalı!... Asıl ilkellik ahlaki, manevi geriliktir, ahlaki ve manevi alanda gelişmemişliktir.
TAHAMMÜL

TAHAMMÜL

Kavgalar tahammülsüzlükten, şiddet tahammülsüzlükten,günahlar tahammülsüzlükten, hasılı kelam her kötü davranış, tahammülsüzlükten. Tahammülsüzlük ise hamlık göstergesidir; kişisel gelişmemişlik, geri kalmışlıktır. İlkel ve basit bir insan halidir.
''MEDENİYET'' KAVRAMINA YÜKLENEN ANLAMLAR

''MEDENİYET'' KAVRAMINA YÜKLENEN ANLAMLAR

Medeniyet, sosyal bilimlerin temel kavramlarından biridir; genellikle, kültür kavramı ile birlikte anılır. Bu iki kavram, adeta bir madalyonun iki yüzü gibidir. Kültür ve medeniyet kavramlarının tanımı, sosyal bilimlerdeki diğer kavramlar gibi uzlaşı ile oluşturulmuştur; yani bu kavramların tek ve net bir anlamı, tanımı yoktur. Bilim insanları, bu kavramları kendi anlayışlarına göre yorumlamaktadırlar.

GENEL BİLGİLER

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve - Adapazarı, Adapazrı Geyve Otobüs sefer tarifesi. Geyve otobüsü kaçta kalkıyor? Adapazarından son Geyve Otobüsü, Sefer tarifesi, geyve koop otobüs