Geri

Başörtülülere Zulmedilirken Neredeydiniz? (VİDEO)

İzmir’deki eylemde polisin bir kadına yönelik müdahalesini eleştiren CHP ve kartel gazeteleri; 28 Şubat sürecinde polisin başörtülü öğrencilere yönelik zorbalıklarını görmezden gelmişti.Kenan Kıran / Yeni Akit

Ali ARICI Ali ARICI

Gezi Parkı’nda ağaçların sökülmesini bahane ederek başlayan eylemlerde, barikat kuran, polise taş atan, otobüsleri yakan gruplar; İzmir’deki eylemde polisin bir kadına yönelik müdahalesini gündeme getiriyor. 3 çevik kuvvet polisi hakkında soruşturma açılmasına rağmen bazı medyanın ısrarla söz konusu olayı manşete taşıması dikkat çekiyor.

Başörtüleri Çekildi, Sopalarla Kovalandılar!

İzmir’deki polisin uygulamasını eleştiren CHP ve kartel gazeteleri; 28 Şubat sürecinde polisin bir öğrencinin başörtüsünün okul önündeki polis tarafından zorla çıkarılmasını görmezden geldi. Aynı çevreler, İHL öğrencilerinin başlarına aldıkları sopa darbeleriyle yaralanmasını, öğrencilerin okul önlerinden alınarak otobüslerle uzaklaştırılmasına tepki dahi göstermediler. Başörtüsü yasağını protesto eden üniversite öğrencisinin ağzının polis tarafından kapatılarak gözaltını da görmezden gelindi. Bursa İHL’nin önünde polisten kaçan Dilek Gürgen’in kamyonun altında kalması sonucu ayağının kesilmesi de kartel gazetelerinde haber olmadı, CHP’liler hastaneye gitmedi.

İşte O Olaylar

 Haziran 2001: İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Dökümantasyon Bölümü öğrencileri, başörtüsü nedeniyle sınıftan zorla çıkarıldı. Bir öğrencinin ağzı Çevik Kuvvet tarafından kapatıldı. Aynı gün sınıftan zorla çıkarılan ve hakkında dava açılan Nuray Canan Bezirgan’a 6 ay hapis cezası verildi!

28 Şubat 2002: Kadıköy İmam-Hatip Lisesi’nde öğrenciler okulun yakınına bile sokulmadı. Öğrencileri okulun çevresinden uzaklaştırmak için çaba gösteren polis, daha sonra öğrencileri otobüslere doldurarak farklı yerlerde bıraktı. Gözaltına alınan bazı veliler ise serbest bırakıldı.

4 Mart 2002: İstanbul Zeytinburnu İHL’de bir öğrencinin başörtüsü polis tarafından zorla çıkarıldı.

4 Mart 2002: Eyüp Anadolu İHL’de, başörtülü oldukları gerekçesiyle derslere alınmayan öğrencilere, polis, sokak ortasında sopalarla dövdü. Eyüpsultan Meydanı arbede alanına dönerken; Zeliha Kaya, Ravzagül Aslan ve Mücahit Koyuncu adlı öğrenciler ile Ahmet Esat Şani adlı öğrenci velisinin başları yarıldı, çok sayıda öğrenci çeşitli yerlerinden yaralandı. Öğrenci velileri de boğazları sıkılarak gözaltına alındı. Adli Tıp Kurumu’na sevkedilen öğrencilere 1 ila 3 günlük rapor verildi.

l Tarih - 20 Ocak 2003: Kazım Karabekir Kız İmam-Hatip Lisesi öğrencileri, hazırlık sınıfında derslere alınan başörtülü arkadaşlarının yok yazılmasını protesto etti. Sabah saat 8:30’da derslerine girmeyen öğrenciler okul önünde toplandılar. Polis, öğrenci ve velilere gözdağı vermek için panzer ve Çevik Kuvvet ekiplerini hazır bulundurdu ve topluluğu çembere aldı. Polis panzerleri, küçücük öğrencilerin üzerine sürüldü.

“Başörtülü Kızlar-Kadınlar Hedef Tahtasına Oturtulmuştu”

 Özgür-Der Yönetim Kurulu üyesi Gülsüm Peker Alpay, bugünlerde polisin orantısız şiddet uygulandığına dair çokça sözler işittiklerini, Taksim Gezi Parkı’ndaki on iki ağacın yerinden alınıp başka bir yere nakledilmesine karşı beliren çevreci hareketin hızla yakıp yıkmaya, yağmaya, her yeri ateşe vermeye dönüşen bir harekete dönüştüğünü hatırlattı.

“Taksimdeki göstericilere gaz kullanımını, İzmir’de kızların saçlarının çekilmesini polisin dehşet veren şiddeti olarak anlamaya çalışanlara 28 Şubat darbe sürecinde her türlü haksızlığa maruz kalmış İslami kesimlerin bir ferdi olarak küçük birkaç hatırlatmada bulunmak isterim” diyen Gülsüm Peker Alpay, “28 Şubat sürecinde yaşanan şiddeti o gün hiç görmemiş olan bu çevreler, her türlü baskı, yasak ve ayrımcı-ırkçı saldırıyı irticaya yani Şeriata karşı terörle mücadelenin gereği olarak görmüşlerdi. O günlerde inançları gereği başlarını örtmek isteyen başörtülü kızlar-kadınlar hedef tahtasına oturtulmuştu” dedi.

“Polisin Kahramanca Müdahalesi Olarak Bakıyordu Yaşanan Şiddet Olaylarına”

Gülsüm Peker Alpay, şunları söyledi:

“Küçükköy İmam Hatip Lisesi’nin önünde yaşları 11-16 yaşları arası küçücük kız çocuklarına keskin nişancılarla silahlar doğrultulmuştu. Okullarına başörtülü oldukları gerekçesiyle alınmayan öğrenciler hiçbir şiddet gerçekleştirmedikleri, hiçbir kamusal-özel alana zarar verilmedikleri halde okullarının önlerinden, meydanlardan kolları kıvrılarak yaka-paça götürüldüğü görüntüleri de unutmadık.

Bursa’da İmam Hatip Lisesi’nin önünde polisten kaçan Dilek Gürgen’in kamyonun altında kalması sonucu ayağının kesilmediğini de unutmadık. İstanbul Üniversitesi’nin önünde panzerlerin eşliğinde polis köpekleriyle müdahaleleri, coplu gazlı en sert müdahaleleri de daha dünmüş gibi hatırlıyoruz. O gün bütün bu olanları normal görenler, teröre karşı polisin kahramanca müdahalesi olarak bakıyordu yaşanan şiddet olaylarına.”

“Döviz Üzerinden Her Yer Ayağa Kaldırılmıştı”

Alpay, Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü önünde başörtüsü yasağını protesto etmek maksadıyla bir öğrenci tarafından yazılan “7.4 Yetmedi mi?” küçük bir döviz yüzünden kıyametler koparıldığını hatırlatarak, “28 Şubat’ın merkezi olan Gölcük’teki DKK’na ve 17 Ağustos depreminin de merkezine küçük bir gönderme yapan bu döviz üzerinden her yer ayağa kaldırılmıştı. Bu gün ise başta başbakanın rahmetli annesine, hanımına, kızlarına açıkça en ağır küfürler edilmekte, ağza alınmayacak hakaretler gerçekleştirilmekte. Ve bu hakaret ve küfür dolu yazılar başta Taksim meydanının her yerini doldurmakla beraber Gezi Parkı eylemine destek verenlerin bulunduğu illerde de her yere yazılmış durumda” diye konuştu.

Alpay, şunları söyledi:

“Her biri Ergenekon ve Balyoz cuntalarının uzantısı olarak rol üstlenmiş, 28 Şubat ve 27 Nisan süreçlerinde askeri darbe girişimlerini başarılı olması için siyaset üretmiş CHP, İP, TKP, ÖDP, TGB, ÇYDD, ADD, KESK, DİSK, Cumhuriyet ve Aydınlık Gazetesi gibi kuruluşların şiddet karşıtlığının iğrenç bir yalan olduğunu anlayamamak için akıl ve mantıktan yoksun olmak gerekir. Darbecilerin, cuntacıların, ulusalcı örgütlerin çevre maskesine de, sivil toplum aldatmacasına da bu toplumun karnı toktur.”

#

GENEL BİLGİLER

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve - Adapazarı, Adapazrı Geyve Otobüs sefer tarifesi. Geyve otobüsü kaçta kalkıyor? Adapazarından son Geyve Otobüsü, Sefer tarifesi, geyve koop otobüs