Geri

Dershane Bahane mi?

Memleketin yιğιnla meselesi hakkιnda çok ciddi adιmlar atιlmιşken ülkenin gündemini sadece “dershaneler” üzerinden belirleme çabalarιnι bile bir yere kadar anlamak mümkündü ama son zamanlarda adιna hiizmet hareketi denen bir gruba bağlι yayιn organlarι kantarιn topuzunu iyice kaçιrmιş durumda. Ülkede ki çarpιk anlayιş, yιllardan beri sürdürülmekte olan vurdumduymazlιk, darbeciler ve darbecilerin emrindeki koalisyon hükumetleri tarafιndan adeta bir kangren haline döndürülmüş bulunan eğitim (belki de öğütüm demeliydim) sistemi sistemi dershaneler denen olguyu zorunlu hale getirmiş olabilir.
Ömer ERDEM Ömer ERDEM

Dershaneler bir sebep değil, sonuçtur. Dershaneler sιnav sistemi değişmeden emirle kapatιlmamalιdιr. Bütün bu görüş ve düşünceler hakikatli bir şeklide dile getirildiğinde elbette saygιn görüşlerdir. Dershanelerin hür teşebbüs tarafιndan ortaya konulmuş bulunan bir nevi ticari işletmeler olduğu da bir vakιadιr. Elbette insanlarιn ticari işletmelerine karşι girişilmek istenen kapatma ameliyesi konusunda tepki göstermeleri de tabii karşιlanabilir. Bunlarιn tamamιna hakkaniyete riayet eden bir insan olarak “eyvallah” dememek mümkün değil. Ancal geldiğimiz noktada durumun hiç de dershanelerle sιnιrlι olmadιğι çok açιk bir şekilde ortaya çιkmιş bulunuyor. Zira bana göre mesele sadece dershaneden ibaret olsaydι bu konu kamuoyuna doğru-dürüst yansιmadan bir hal yoluna sokulurdu. Peki o zaman mesele ne dir?

Yine herkes kendi zaviyesinden bakarak bir değerlendirmeye tabi tuttuğumuzda iki önemli durum tesbiti yapmak mümkün olacaktιr:


Birincisi: Tayyib Erdoğan fιtratι gereği disiplinli va kararlι bir liderdir. Bu zamana kadar bir çok badire atlatarak, askeri vesayet, mafya-siyaset-iş çevreleri vesayeti gibi durumlardan kurtarmιş son olarak da „bürokratik oligarşiye“ son verip ülke yönetimini kimse ile paylaşmak niyetinde olmadιğιnι ortaya koymuştur. Ancak ne var ki bu defa da „Cemaat vesayeti“ ile karşιlaşmιş şimdi de bu vesayeti tasfiye etmek üzere harekete geçmiştir.


İkincisi: Cemaat oldum olasι güçlüden yana olmayι bir tavιr olarak belirlediği için bir zamandιr Ak Partiyi desteklemekle beraber bu destek aslιnda gönüllü değildir. Bir anlamda kendi menfaatlerini tevhid etmek üzere kurulu zoraki ve kerhen bir destektir. Zira cemaat oldum olasι „Milli Görüş“ geleneğinden gelmekte olan insanlara mesafelidir. Dahasι cemaat başta Yahudiler ve Hristiyanlar olmak üzere her tür müslüman dιşι unsurlarla iyi geçinmenin zaruretini ortaya koyan ve hatta bu konuda „diyalog“ adι altιnda bir „tez“ bile geliştiren ve hatta bu konularda yabancι memleketlerde adιndan çokça sözettiren ama nedense aynι hoşgörüyü farklι düşünen müslümanlara bir türlü gösteremeyen bir zihniyete sahiptir. Mevcut Cemaat bugüne kadar „muhterem Erbakan“ hariç her boyadan partiyi destekeleyebilmiş ve hatta, Milletin meclisinde hançeresini yιrtacasιna „Bu kadιna haddini bildirin, burasι devlete meydan okunacak yer değildir“ diye bağιran faşist kafalι bir adamι bile can-i gönülden desteklemiştir. Dolayιsιyla Cemaat „omurgasιzlarι“ yani renksiz ve kokusuzlarι her zaman daha fazla desteklemeye uygun bulmuştur. Tam da „Bismillah“, „Rabbim“, „Atatürk“ üçlemesiyle(teslis kokuyor) cümle kurmaya ve böylesi karma bir anlayιşa sahip Sarιgül fenomeni(!) ortaya çιkmιşken artιk bu zoraki desteğe son vermek ve tabanι şimdiden CHP`ye oy vermek üzere hazιrlamak üzere fιrsat olarak değerlendirmenin zamanιnιn geldiğini düşünerek dershaneleri „bahane“ ederek operasyona girişmiştir.

Doğrusunu söylemek gerekirse yurtdιşιndaki faaliyetlerini bile ümmete hizmet çabasιndan ziyade bir anlamda bir tür „Türk-Kültür Emperyalizmi“ olarak değerlendiren birisi olmama rağmen sιrf ileride ülkemiz adιna ciddi bir çaba olduğu sonucundan hareketle bu hizmetlerden her zaman övgüyle bahsetmeme ve cemaate karşι hürmet beslememe rağmen son 20 günden bu yana yapιlmakta olan yayιnlar bu saygιyι da sonuna kadar tüketmiş bulunuyor.

Hükumet dershaneler kapatιlmayacak dönüştürülecek diyor, dinlemiyorlar.

Hükumet, okuma salonlarι ve etüt merkezlerine dokunulmayacak diyor, dinlemiyorlar.

Hükumet, gelin bunlarι „özel okul“ yapιn size destek verelim diyor, dinlemiyorlar.

Hükumet, gelin size „ucuz arsa ve kredi“ tahsis edelim diyor, yine dinlemiyorlar.

Hükumet ne derse desin yine de dinlemiyorlar. Dinlememekle kalsa iyi, en galiz hakaretler, en bayağι ifadeler…

28 şubat darbecilerine hata ederlerse bir günah kazanιrlar diyecek kadar hoşgörünün zirvesini reva görenler mesele „omurgalι müslümanlar“ olunca bιrakιn tahammül göstermeyi adeta canavarlaşιyorlar. İsrail terör devletine „diyalog“ adιna muhabbet besleyenler müslümanlara „Firavun“ yahut „Nemrut“ diyecek kadar ileri gidip gaflet ve dalalete düşebiliyorlar. Bu ne garip bir anlayιştιr. Bu ne „basiretsiz“, bu ne „ilkesiz“ davranmaktιr böyle. Haber kanallarιnι bile adeta bir foseptik çukuruna çevirip müslümanlarιn koklama duyularιnι zehirlemeye ne hakkιnιz var? 10-12 yaşιndaki sabileri ekranlara çιkartιp salya-sümük ağlatmak da ne demek oluyor? Dahasι gençler artιk terörist olacak demekde ne demek oluyor. Siz kendinizi ne sanιyorsunuz a be kuzum? Malum iyi saatte olsunlar sizi habire haber yaptιlar, sürekli hükumetin „yedek gücü“ diye lanse ettiler diye memleketi yönetme hakkιnιn siz de olduğu vehmine mi kapιldιnιz. Bu kadarι da fazla artιk. Devletin onca masraf edip 10 yιl eğitim verdiği çocuğu 6 ay kadar bir süre ile üstelik en son parasιnι alarak bak biz kazandιrdιk diye hem „hava atacak“, hem „reklam yapacak“, çeşitli vaatlerle ülkenin en iyi okullarιndan yetişmiş „cins kafa çocuklarι“ toplayιp bir miktar „test çözme“ pratiği verip ondan sonra kendi dershanenizin „tişörtünü“ giydirip hem para ve hem de o çocuklar üzerinden ileride „ikbal ve güç“ devşirdiğiniz yetmez miş gibi bir de ülkeyi yönetmeye kalkιşacaksιnιz. Bu ülkenin başbakanι da günde bir kaç saat uyku ile gecesini gündüzüne katιp çalιşacak ve Anadolunun en ücra köylerine kadar gidip halkιn teveccühünü kazanacak ama yine de siz yöneteceksiniz. Müslümanlιk demek öncelikle „haddini bilmek“ demektir. Son tahlilde bile Başbakana kendi durumunu gözden geçirmeli diyecek kadar küstahça bir tavιr içine girdikten sonra bir de hiç utanmadan „hem biz eyvallah demeliyiz“ diyerek suret-i haktan gözükecek ve hem de canιm ben de bu kadarιnι söyliyeyim işte diyecek kadar edep sιnιrlarιnι zorlayacaksιnιz. Niye sen bu kadarιnι söylemek zorundasιn. Niye yani, Neden yani? Sen muhalefet lideri misin yoksa hükumet ortağι mιsιn? Lafa sιra geldi mi bizim bir şeyimiz yok bunlarιn hepsi gönüllü insanlarιn himmetidir diyeceksiniz ama mesele Tayyib Erdoğan olunca kendinize kerameti kendinden menkul bazι görevler ihdas edeceksiniz.

Olmadι beyler, olmuyor. „Sövene dilsiz gerek“ diyen bir zihniyet, darbecilerin en galiz hakaretlerine bile „teşekkür“ edip, oralarda Allah adιna bir şey öğretiyorsak boynumu bir koyun gibi uzatacağιm kesebilirsiniz diyen zihniyet Tayyib Erdoğana gelince „Fiaravun, Nemrut, Tiran“ gibi laflar ederek çukurlarι bile mahçup edecek bir alçalma yarιşι içine girebiliyor. Ben, ayιptιr, günahtιr desem ne değişecek ki? Bu tavιr, bu zihniyet yeni değil ki. Bu oldum olasι hep böyleydi. Her zaman güçlünün yanιnda olmayι prensip edinmiş olan hareketin asιl maksadι Erdoğansιz bir Türkiye hayalinden başka bir şey değildir. „Silik, omurgasιz, renksiz ve kokusuz bir başbakan“ edinip diledikleri gibi ülke yönetme hevesi bu hareketi bu zul durumlara düşürmüştür.

Halbuki bütün bu çirkin, edep dιşι, itibarsιzlaştιrma çabalarι ve saldιrgan tutum ve „saman altιndan su yürütme“ çabalarι yerine ortaya çιkιp „mertçe“ biz bundan böyle ileride başιna geçirmeyi düşündüğümüz, engin hoşgörü sahibi ve „Bismillah“ „Rabbim“ „Atatürk“ teslisinin sahibi Mustafa Sarιgülü destekleyeceğiz demiş olsalardι Müslüman olduğu halde bu cemaate mensup olmayan vatandaşlarιmιzιn en azιndan saygιsιnι kaybetmiyeceklerdi. Ama bu iş artιk zιvanadan çιktι. Takke düştü kel göründü. Düşmanlarι sevindirmeyelim diye hep susacak olursak bu güruh yine kendisinde ülkeyi istediği gibi yönetebileceği algιsιnι canlι tutmaya yarayacak.

Ben kendi nam hesabιma ülkeyi „Tayyib Erdoğanιn“ yönetmesi kararιndayιm. Zira ben ona ülkeyi yönetsin diye oy verdim. Eğer onlar da ülkeyi yönetmek istiyorlarsa buyursunlar meydanlara çιksιnlar. Bir siyasi parti kurmak en fazla 3.000 tl ye bakar. Öyle, oy larι başkasι alacak ülkeyi sen ortakmιş gibi yönetmeye kalkacaksιn. Bu olacak iş değil. Üç kuruşa ancak üç köfte olur, beş köfte olamaz. Herkes hakkιnι da haddini de bilmelidir. Oyuncağι elinden alιnmιş aksi çocuklar gibi „salya-sümük ve zιrιl-zιrιl ağlayarak“ ülkeyi yönetebileceğini sananlar çok fazla yanιlιyorlar. Bence siz de kendinizi bir daha gözden geçirin. En azιndan bir özeleştiri yapmayι deneyin ve makul olana gelin ki bu korku filmi daha fazla gerilime sebep olmadan bitsin. Tayyib Erdoğan bir dünya lideridir. Bu ülke halkιnιn gönlünde taht kurmuş bir liderdir. Sadecé siz değil yedeğinize ne kadar muhalifi varsa (içerden ve dιşardan) alsanιz bile onunla başa çιkamazsιnιz. Zira bu millet o nu sevmiş ve o na güvenmiştir bir kere. Siz ve sizin öve öve bitiremediğiniz bütün „liboş takιmι“ hep biraraya gelseniz yine de Milletimizin istikbale kararlι yürüyüşünü durduramayacaksιnιz. İsterseniz bir kez daha düşünün. Siz bilirsiniz…

Baki Selam ve Saygιlarιmla.


Ömer Erdem

Mainz/Almanya

#

GENEL BİLGİLER

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve - Adapazarı, Adapazrı Geyve Otobüs sefer tarifesi. Geyve otobüsü kaçta kalkıyor? Adapazarından son Geyve Otobüsü, Sefer tarifesi, geyve koop otobüs